Polipa | Yedi Mavi İstanbul - Anahtar Teslim Ofis İç Tasarım Projesi
Ofis Projesi 600 m²

Tasarım
Açık Ofis
Açık ofisi koridorlardan ve yönetici odalarından ayıran bölücü duvarlar, birer “Endüstriyel Vitrin” gibi tasarlanmış. İnce siyah profilli cam bölmeler, ızgara (grid) sistemiyle bölünerek mekana loft havası katarken, aralarda kullanılan kızıl/bordo camlar ve nervürlü (reeded) camlar görsel ritmi zenginleştiriyor. Mekânı taşıyan devasa kolonlar ise, ham beton yerine traverten görünümlü, yatay derzli taş kaplamalarla giydirilerek, endüstriyel tavanın altında daha rafine ve sıcak bir mimari kabuk oluşturulmuş.
Showroom
Mekânın merkezinde, sadece bakmak için değil, tartışmak ve üretmek için kurgulanmış devasa bir oval toplantı masası yer alıyor.
Masanın üzerindeki iç içe geçmiş halka formlu (ring) sarkıt aydınlatmalar, tavanın endüstriyel siyah karmaşası içinde yüzen narin ışık heykelleri gibi duruyor. Bu dairesel formlar, mekândaki kavisli duvarlarla kusursuz bir geometri diyaloğu kuruyor.
Ürünler, standart raflara dizilmek yerine, Bordo Mermer (Rosso Levanto) silindirik kaidelerin üzerine tek tek yerleştirilmiş. Bu sunum tekniği, genellikle müzelerde veya lüks çanta mağazalarında görülür. Tavandan sarkan küresel, siyah minimal sarkıtlar, ışığı sadece bu kaidelerin üzerine odaklayarak dramatik bir spot etkisi yaratıyor. Arka plandaki vizon/bej rengi parlak (high-gloss) paneller, mekânı yansıtarak derinlik katıyor ve “butik” algısını güçlendiriyor.
Toplantı masasının arka fonuna baktığımızda, sergileme ünitelerinin form değiştirdiğini görüyoruz. Burada, tavana kadar yükselen ince metal profilli cam silindir raflar kullanılmış. İçine dizilen şeffaf veya beyaz ürünler, sanki bir kimya laboratuvarındaki deney tüpleri veya eski usul bir eczanedeki (apothecary) kavanozlar gibi duruyor. Bu detay, markanın “Ar-Ge ve Bilim” yönüne güçlü bir gönderme yapıyor.
Koyu renk ahşap tablası ve etrafındaki taba rengi deri sandalyeler, showroom'u aktif bir çalışma alanına dönüştürüyor.
Mescid
Mescidin ana hacminde, duvarlara uygulanan modernize edilmiş Selçuklu/İslami geometrik desenler dikkat çekiyor. CNC kesim bu paneller, duvarın içine gömülerek arkadan aydınlatılmış (backlit).
Toplantı Odası
Masanın ağır ve monolitik duruşu, etrafına dizilen taba/konyak rengi deri, krom ayaklı sandalyelerle yumuşatılmış.
Makam Odası
Yukarıda, tüm havalandırma kanalları, sprinkler boruları ve kablo tavaları mat siyaha boyanarak görünür bırakılmış. Bu “Endüstriyel Hamlık”, mekana loft havası katıyor.
Aşağıda ise damarlı yapısıyla bir sanat eseri gibi duran parlak mermer (Breccia veya benzeri gri/bej taş) zemin, tavandaki karmaşaya inat pürüzsüz ve lüks bir taban oluşturuyor. Yöneticinin dünyası bu iki uç (Ham vs Lüks) arasında dengelenmiş.
Toplantı masası, çalışma masasıyla aynı dilde; koyu renk ahşap ve kalın hatlarla tasarlanmış. Üzerindeki deri sümen detayları ve kablo kanalları, buranın ciddi kararların alındığı stratejik bir masa olduğunu haykırıyor.
Masa, boydan boya cam cepheye paralel yerleştirilerek, toplantı esnasında doğal ışıktan ve (muhtemelen) şehir manzarasından maksimum fayda sağlanmış. Pencerelerdeki siyah ahşap jaluziler, içeri giren ışığı dilimleyerek sinematik bir gölge oyunu yaratıyor.
Duvardaki Bordo Mermer (Rosso Levanto) panelin önüne yerleştirilen siyah kapitone deri kanepe, klasik bir İngiliz “Gentlemen’s Club” estetiğine modern bir gönderme yapıyor.
Bu ham ve teknik görüntü, zemindeki ultra-lüks ve yoğun damarlı gri/bej mermer kaplamayla inanılmaz bir tezat oluşturuyor. Yöneticinin dünyası, tepedeki endüstriyel “kaos” ile zemindeki mermer “düzen” arasında asılı kalmış durumda.
Duvar tasarımları, açık renkli ahşap panellerin ritmik dizilimiyle oluşturulmuş. Ancak bu sakin ahşap hattı, projenin imzası olan Bordo Mermer (Rosso Levanto) panellerle dikey olarak kesiliyor. Siyah çerçeveler içine alınan bu kızıl taşlar, duvarda birer tablo gibi sergilenerek odaya hem renk hem de “ağırlık” katıyor. Masanın arkasındaki duvarda yer alan bordo tonlu soyut tablo, bu renk paletini sanatla mühürlüyor.
Televizyon ünitesi, etrafındaki mat siyah panellerle birleştirilerek tek parça bir cam yüzey gibi algılatılmış. Yanlardaki açık raflar ve gizli LED aydınlatmalar, bu siyah kütleyi hafifletirken, sergilenen sanat objeleri yöneticinin kişisel zevklerini yansıtıyor.
Duvarın alt kotuna boydan boya uzanan bir bio-etanol şömine (veya buharlı yapay şömine) yerleştirerek, endüstriyel soğukluğu ateş elementiyle kırmış. Mermer bazanın içinden yükselen alevler, odaya inanılmaz bir statü ve konfor katıyor.
Üst Kat Bekleme Alanı
Koridorun dinlenme/lounge köşesinde tavana asılan aydınlatma, standart bir avize değil, kıvrımlı neon tüplerden oluşan modern bir sanat enstalasyonu gibi tasarlanmış. Siyah boyalı açık tavanın (open ceiling) endüstriyel karmaşası içinde süzülen bu narin ışık çizgileri, altındaki kadife dokulu, mürdüm/kahve tonu berjerlerle birleşerek ofis içinde “VIP” bir bekleme alanı yaratıyor.
Üst Kat Ofis
Odaya girer girmez tüm dikkati yukarı çeken unsur, çalışma masasının üzerini örten bordo renkli lineer baffle (akustik panel) sistemidir. Simsiyah boyanmış endüstriyel tavanın (open ceiling) altına asılı duran bu kırmızı şeritler, içine entegre edilen LED ışıklarla birlikte mekana inanılmaz bir derinlik ve hız hissi katıyor. Bu tasarım, masanın bulunduğu alanı odanın geri kalanından sanal olarak ayırarak bir “odaklanma kubbesi” oluşturuyor.
Makam WC
Lavabonun arkasında yükselen ayna tasarımı, Art Deco dönemine fütüristik bir selam gönderiyor. Kemerli (arch) formdaki devasa ayna, çevresini saran kalın ışık halkasıyla (LED) mekana bir “geçit kapısı” veya portal derinliği katıyor. Bu yoğun ışık, arkadaki koyu renkli ahşap panelin dikey hatlarını ve mermerin parlaklığını dramatik bir şekilde ortaya çıkarıyor.
Bu projede beyaz rengi tamamen yasaklamış gibi görünüyor. Klozet, standart beyaz seramik yerine, mat bronz / mürdüm tonunda özel bir üretim olarak seçilmiş. Duvarlardaki bej/traverten dokulu kâğıt ve zemindeki parlak gri mermerle birleşen bu renk, mekana inanılmaz bir “butik lüks” ve bütünlük katıyor.
Üst Kat Koridor
Uzun koridor hattı boyunca tasarımcı mat siyahın gücünü kullanmaktan çekinmemiş. Sol taraftaki sağır duvarlar tamamen siyah panellerle kaplanarak mekana “sonsuzluk” hissi verilmiş. Sağ tarafta sıralanan ofis/toplantı odaları ise ince siyah profilli cam bölmelerle ayrılarak ritmik bir şeffaflık sağlanmış. Tavandan sarkan siyah endüstriyel sarkıtlar, bu karanlık tüneli bir podyum gibi aydınlatıyor.
Mutfak
Üst dolap tasarımı, kapalı kutular yerine, bronz cam kapaklı ve içten aydınlatmalı vitrinler olarak tercih edilmiş. Bu detay, mutfağı bir “laboratuvar” veya şık bir bar havasına sokuyor; içerideki cam kavanozlar ve objeler birer sergi elemanı gibi parlıyor. Dolap altı ve vitrin içi amber rengi LED aydınlatmalar, bordo mermerin sıcaklığını ateşleyerek mekanı daha davetkar kılıyor.
Mutfağın karakterini belirleyen en güçlü öğe, tezgah ve tezgah arası (backsplash) panelinde kullanılan Bordo Mermer (Rosso Levanto) dokusudur. Ofisin girişinden itibaren bizi takip eden bu kızıl imza, burada en yoğun ve cesur haliyle karşımıza çıkıyor. Açık gri ahşap dolapların sakinliği, bu koyu şarap rengi taşın dramatik damarlarıyla kırılarak mekana inanılmaz bir enerji ve lüks katılmış.
WC
Mekânın tartışmasız başrolü, ofis girişinden beri bizi takip eden Bordo Mermer (Rosso Levanto) dokusudur. Ancak burada mermer, bir kaplama malzemesi olmanın ötesine geçerek heykelsi bir objeye dönüşmüş. Lavabo ünitesi, standart bir seramik çanak yerine, blok mermerden oyulmuş (monokrom) kütlesel bir formda tasarlanmış. Bu koyu şarap rengi taşın üzerindeki beyaz ve gri damarlar, mekanın en güçlü sanat eseri gibi duruyor. Aynı mermer dokusu, klozetin arkasındaki nişte de devam ettirilerek mekanda dikey bir renk aksı oluşturulmuş.
Koridor
Koridorun sonunda yer alan merdiven alanı, endüstriyel şıklığın zirvesi. Açık tavanın (open ceiling) siyah kaosu altında, zeminden yükselen yüzer basamaklı taş merdiven, basamak altı aydınlatmalarıyla havada asılı duruyor gibi görünüyor.
WC girişindeki yönlendirme tabelası, standart bir plakadan çok öte, dikey bir ışık heykeli olarak tasarlanmış. Taş görünümlü, arkadan aydınlatmalı (backlit) bir kutu içine oyulan "RESTROOMS" yazısı, karanlık koridorda bir fener gibi parlıyor. Bu tabela, siyah duvar panelleri ve dikey Bordo Mermer (Rosso Levanto) şeritleriyle çerçevelenerek, mekana "Gotham City" vari bir gizem ve karizma katıyor. Kapı tasarımları da bu grafik dile uyum sağlıyor; açık ahşap yüzeyin üzerine atılan kalın siyah dikey bant, kapıyı sadece bir geçiş elemanı olmaktan çıkarıp, duvarın bir parçası gibi gösteriyor.
İçi nervürlü (reeded) camla kaplı bu dikey açıklık, arkasındaki ışığı kırarak mekana nostaljik bir parıltı yayıyor.
Açık Ofis
Ofisin bir duvarını boydan boya kaplayan devasa depolama ünitesi, sadece dosya saklamak için değil, bir tasarım manifestosu olarak kurgulanmış. Gri ahşap kaplama dolapların monolitik duruşu, araya giren dikey pirinç/gold metal detaylarla lüksleştirilmiş.
Mekânın hacmini tanımlayan en güçlü unsur, "Açık Tavan" (Open Ceiling) konseptinin cesurca uygulanışıdır. Tavandaki tüm mekanik tesisat ve borular mat siyaha boyanarak sonsuz bir derinlik yaratılmış. Ancak asıl şov, çalışma masalarının üzerine asılan ağır sanayi tipi lineer aydınlatmalarda gizli. Birer çelik kirişi (I-beam) andıran bu kalın, siyah gövdeli armatürler, narin bir kabloyla değil, kalın rotlarla tavana asılarak mekâna "ağırlığı olan" bir karakter katıyor. Bu detay, ofisin "güçlü ve sağlam" duruşunu tepeden tırnağa hissettiriyor.
Ofis
Odaya girildiğinde başı yukarı kaldıran en dramatik detay, tavan tasarımındaki dikey ışık bıçaklarıdır. Standart yatay paneller yerine, açık tavanın siyah boşluğundan sarkan bordo/koyu renkli akustik panellerin (baffle) altına entegre edilmiş LED şeritler kullanılmış. Bu ışık çizgileri, çalışma masasının üzerine adeta bir "yağmur" gibi inerek mekana inanılmaz bir dinamizm ve hız hissi katıyor. Bu tasarım, "zamanın kıymetli olduğu" mesajını veren fütüristik bir yönetici imzası.
Merdiven
Merdivenin yere bastığı nokta, sıradan bir zemin değil; kalın kesitli, gri damarlı mermer bir podyum (platform). Bu taş kütle, altından geçen şerit LED ile yerden koparılmış gibi görünüyor.
Giriş & Geçiş
Mekânın tasarım dili, keskin köşelerden kaçınan dairesel formlar üzerine kurgulanmış. Tavanda, endüstriyel açık tavan sisteminin (siyah borular ve kanallar) altına asılan devasa siyah halka avizeler, mekanın hacmini vurgularken modern bir "taç" görevi görüyor.
Vestiyer
Standart dikdörtgen pencereler yerine, hap formunda (capsule shape), aşağıdan ve yukarıdan kavisli bir açıklık tercih edilmiş. Bu formun içi, nervürlü/oluklu (reeded) cam ile doldurularak dış manzara flulaştırılmış ve içeriye giren ışık sanatsal bir dokuya dönüştürülmüş. Pencerenin altındaki siyah mermer baza, bu şık detayı zemine bağlayan güçlü bir temel oluşturuyor.
Giriş & Hol
Çalışma alanlarını koridordan ayıran bölücü sistemler, standart bir ofis camı olmanın ötesine geçerek mimari bir enstalasyona dönüşmüş. Tavana kadar yükselen siyah metal karkaslı camlar, mekânı bölmeden fonksiyonel sınırları çiziyor. Tasarımın en vurucu noktası ise, camın içinden ve dışından geçerek "havada asılı" (floating) duran monoblok mermer konsol. Bu açık renkli doğal taş kütle, siyah metalin narinliği ve camın hafifliği ile tezat oluşturarak yerçekimine meydan okuyan bir "hafiflik" illüzyonu yaratıyor. Üzerindeki yeşil bitki, bu endüstriyel çerçeveye organik bir nefes katıyor.
Giriş & Karşılama
Karşılama alanının tartışmasız yıldızı, standart beyaz veya gri mermerlerin ötesine geçen, damarlı ve cesur Bordo (Rosso Levanto benzeri) Mermer kullanımıdır. Resepsiyon bankosunun kütlesini ve yan sehpa detaylarını saran bu kızıl taş, mekâna anında tutkulu ve güçlü bir karakter yüklüyor.
Karşılama alanının tartışmasız yıldızı, stagnant beyaz veya gri mermerlerin ötesine geçen, damarlı ve cesur Bordo (Rosso Levanto benzeri) Mermer kullanımıdır. Resepsiyon bankosunun kütlesini ve yan sehpa detaylarını saran bu kızıl taş, mekâna anında tutkulu ve güçlü bir karakter yüklüyor.
Bekleme Alanı
Girişin hemen yanında kurgulanan bekleme salonu, ziyaretçiyi deri ve mermerin lüks dokusuyla sarmalıyor. Kapitone dikişli, taba rengi deri kanepe, klasik "Chesterfield" stilinin modern bir yorumu olarak mekana ağırlık katıyor. Ancak asıl büyüleyici detay, camın hemen arkasında (veya duvar kağıdı olarak) görünen kızıl yapraklı ağaç peyzajıdır. İçerideki bordo mermer ve panellerle mükemmel bir renk uyumu yakalayan bu dış mekan (veya görsel), iç ve dış arasındaki sınırı "renk" üzerinden siliyor.

Dizayn
Üst Kat Koridor
Alt katta mermer ve ahşapta gördüğümüz bordo rengi, üst katta form değiştirerek yüksek parlaklığa sahip (high-gloss) cam veya lake panellere dönüşüyor.
Bu parlak kızıl duvarın önünde sergilenen iç mekân ağacı, arkasındaki koyu fonda dramatik bir silüet oluşturuyor. Koyu ahşap panellerin arasına işlenen bu renkli ve parlak yüzeyler, koridora derinlik katarak mekânı bir sanat galerisi koridoruna çeviriyor.
Kahve Alanı
Ofisin sosyal merkezi olan kahve alanı (Coffee Desk), bir mutfak dolabından ziyade, teknolojik bir üs gibi tasarlanmış. Tavana kadar yükselen mat siyah lake dolaplar, mekanı domine ederken, sol taraftaki kolonda beliren Bordo Mermer (Rosso Levanto) kaplama, projenin "kızıl imzasını" buraya da taşıyor. Açık raflardaki amber rengi LED aydınlatmalar ve siyah bar sandalyeleri, burayı mesai saatlerinde kahve içilen bir yerden, akşamüstü kokteyl verilebilecek şık bir bistroya dönüştürüyor.
Giriş & Geçiş
Mekânın sirkülasyonunu sağlayan duvarlar, düz bir hat izlemek yerine akışkan kavislerle (curves) bükülerek koridorlara yöneliyor. Metalik antrasit/füme rengi kavisli duvarlar, ışığı yüzeyinde kaydırarak fütüristik bir tünel etkisi yaratıyor. Bu koyu ve heykelsi duvarların arasından süzülen yeşil bitkiler ve bordo mermer bankonun köşesi, soğuk ve sıcak malzemelerin kusursuz kontrastını oluşturuyor.
WC Koridor
Giriş bölümünde camın arkasında gördüğümüz o kızıl yapraklı ağaç, burada merdiven altındaki "ölü alanı" canlandıran dramatik bir peyzaj öğesi olarak karşımıza çıkıyor. Mermer podyumun üzerine yerleştirilen bu bordo bitkiler, siyah basamakların ve bej duvarların arasında renkli bir patlama yaratıyor. Duvardaki ritmik aplikler ve tırabzan altına gizlenen lineer ışık, bu sahneyi tiyatral bir şekilde aydınlatıyor.
Showroom
Showroom’un en çarpıcı özelliği, ürünlerin sergilendiği duvarların yumuşak kavislerle (curve) mekânı sarmalamasıdır. Standart düz raflar yerine, dikeyde silindirik formlar oluşturan krem/bej rengi lake üniteler tasarlanmış. Bu ünitelerin üzerine yerleştirilen beyaz ambalaj ürünleri/kovalar, arkadan gelen gizli LED aydınlatmalarla dramatik bir şekilde vurgulanarak, sıradan birer sanayi ürünü olmaktan çıkıp birer tasarım objesine dönüşmüş. Raf sisteminin altındaki Bordo Mermer (Rosso Levanto) baza, projenin imza rengini buraya da taşıyarak lüks algısını zemine sabitliyor.
Koyu renk ahşap tablası ve etrafındaki taba rengi deri sandalyeler, showroom’u aktif bir çalışma alanına dönüştürüyor.
Showroom’un koridor hattı boyunca, rafların tasarımındaki sürekliliği daha net görüyoruz. Beyaz/krem rengi kavisli rafların ortasından geçen Bordo Mermer şerit, mekân boyunca kesintisiz bir "ufuk çizgisi" gibi ilerliyor. Bu koyu kırmızı hat, hem görsel bir dayanak noktası oluşturuyor hem de beyaz ürünlerin (kovaların) patlamasını sağlıyor. Tavandaki siyah endüstriyel boruların karmaşası ile aşağıdaki mobilyaların pürüzsüz kavisi, projenin "Kaos ve Düzen" temasını burada da işliyor.
Makam WC
Mekânın tartışmasız odak noktası, zeminden bir anıt gibi yükselen Bordo Mermer (Rosso Levanto) lavabo ünitesidir. Standart bir dolap üzerine oturtulmuş lavabo yerine, mermerin kendisi heykelsi bir kaideye (pedestal) dönüştürülmüş. Bu vahşi damarlı, şarap rengi taş kütle, üzerindeki çanak lavabo ve yanından sarkan havluyla birlikte, bir banyo mobilyasından çok bir sanat eseri ağırlığına sahip.
Mekânın diğer köşesinde, depolama alanı olarak tasarlanan siyah metal ızgaralı (louvered) boy dolabı dikkat çekiyor. İçindeki rafların arkadan sızan ışığıyla silüet verdiği bu ünite, mekana endüstriyel bir gizem katıyor. Duvardaki dairesel siyah aplik, bu dikey çizgilerin arasında minimalist bir "nokta" koyarak tasarımı dengeliyor.

Düzen
Mutfak
Gördüğümüz antrasit/gri çift kapılı buzdolabı, duvar nişine tam oturtularak mekanın mimari bütünlüğü bozulmamış.
Dolapların dönüş noktasındaki açık raflar ve açılı bitişler, keskin köşeleri yumuşatarak akıcı bir kullanım sağlıyor.
Mutfak, sadece hazırlık yapılan bir yer değil, aynı zamanda sosyal bir merkez. Mekanın ortasına konumlanan siyah ahşap (masif dokulu) büyük masa, etrafındaki bordo deri sandalyelerle birleşerek resmiyet ve konforu dengeliyor. Duvardaki "MOVE" logolu ekran/TV, bu alanın öğle yemeklerinin yanı sıra sunumlar ve beyin fırtınası toplantıları için de kullanıldığını gösteriyor.
Ofis
Çalışma masasının arkasındaki duvar, bej/keten dokulu duvar kâğıdıyla kaplanarak, video görüşmeleri ve odaklanma için yumuşak, akustik bir zemin oluşturulmuş.
Odanın diğer duvarı ise tamamen siyah ahşap kaplama (black oak veneer) gömme dolaplarla kaplanmış. Kulpsuz ve tavana kadar yükselen bu karanlık kütle, bej duvarın ve masanın açık rengini patlatan güçlü bir fon perdesi görevi görüyor.
Koridor
Vestiyer ve depolama alanı, mekânın görsel kalabalığını yutan devasa ama zarif bir ahşap blok olarak tasarlanmış. Açık meşe tonundaki dikey su yollu kaplamalar, incecik siyah lineer kulplarla bölünerek minimalist bir ritim yakalamış. Ancak bu sakin ahşap cephe, köşesindeki aydınlatılmış niş ile ofisin ana temasına göz kırpıyor: Nişin tabanında kullanılan silindirik Bordo Mermer (Rosso Levanto) kaide, girişteki resepsiyon bankosunun o vahşi ve tutkulu dokusunu buraya taşıyarak tasarımda süreklilik sağlıyor.
Açık Ofis
Çalışma gruplarında kullanılan mobilya seçimleri, kurumsal soğukluğu kırarak "Vintage Executive" (Nostaljik Yönetici) bir hava estiriyor. Standart siyah fileli sandalyeler yerine, taba/konyak rengi deri döşemeli çalışma koltukları tercih edilmiş. Derinin bu sıcak tonu, masaların bej tablaları ve aradaki pastel sarı seperatörlerle yumuşak bir kontrast oluşturuyor. Masaların ince siyah metal ayakları ise tavandaki endüstriyel siyahlıkla diyaloğu sürdürüyor.
WC Koridor
Bu parlak köşenin önünde konumlanan oturma elemanları, projenin "lüks ve metalik" kodlarını sürdürüyor. Koyu bordo/mürdüm renkli dairesel puflar, altlarındaki mat altın/bronz dairesel bazalar üzerinde yükseliyor. Bu form tercihi, tavandaki halka avizeler ve girişteki yuvarlak hatlarla (daire konsepti) mimari bir dil birliği oluşturuyor. Burası, birini beklerken veya kısa bir telefon görüşmesi yaparken kullanılacak, galeri tadında şık bir durak noktası.
Üst Kat Koridor
Merdiven kovası ve koridor boyunca devam eden korkuluklarda, cam yerine siyah metal örgü (mesh) paneller tercih edilerek endüstriyel kimlik vurgulanmış. Duvarlardaki brüt beton görünümlü gri kaplama üzerinde parlayan siyah, halka formlu (donut) aplikler, mekana retro-fütüristik bir dokunuş katıyor. Bu metalik ve sert malzemeler, içerideki bordo kadife ve parlak panellerin lüksüyle dengelenmiş.

Ritim
Makam Odası
Masanın önündeki ve sohbet alanındaki taba/konyak rengi deri koltuklar, mekana sıcak ve yaşanmış bir hava katıyor.