Mehmet Bey | Cubes No: 340 - Anahtar Teslim Ofis İç Tasarım Projesi
Ofis Projesi 50 m²

Tasarım
Açık Ofis
Açık ofis, kurumsal ciddiyet ile evsel konforun (resimercial) dengeli bir sentezini sunuyor. Kullanıcıyı dört bir yandan saran tekstil dokulu yüzeyler, mekana bir "kütüphane sessizliği" ve ağırlığı kazandırırken, zemindeki ahşap ve taş diyaloğu modern bir dinamizm katıyor. Burası, sıradan bir çalışma salonundan ziyade, malzemelerin dokunsal kalitesiyle zenginleşen, sınırların duvarlarla değil, dokularla çizildiği sofistike bir stüdyo atmosferine sahip.
Bekleme Alanı & Koridor
Tavanın merkezindeki dairesel/oval ışık havuzu, mekanın ortogonal (köşeli) yapısını yumuşatan organik bir movement katıyor. Gizli LED aydınlatma, bu havuzun derinliğini artırarak tavanı adeta bir sanat eseri gibi sergiliyor. Mekânın çeperlerinde (duvar diplerinde) kullanılan Chevron (Macar kesim) açık meşe parke, mekana ev sıcaklığı ve klasik bir zarafet katıyor.
Koridor & Ofis
Tavandaki mimari yarık (slot), zemindeki bu hattı yukarıdan takip ederken, içine gizlenen siyah spotlar ışığı duvar dokularının üzerine "sıyırarak" (grazing) indiriyor. Koridorun ritmi, yanlardaki beyaz yivli kapıların yarattığı ışık-gölge oyunlarıyla zenginleşirken, en uçtaki koyu antrasit kapı, bu pastel rüyanın içinde kararlı ve net bir varış noktası olarak beliriyor. Burası, bir ofis koridorundan çok, sessizliğin ve dokunun başrol oynadığı bir sanat galerisi geçişini andırıyor.
Ofis
Mekânın tavanındaki kütle hareketleri, sadece estetik bir oyun değil; aynı zamanda mekanın altındaki yaşam alanlarını (çalışma grupları, geçiş yolları) yukarıdan tanımlayan bir harita gibi işliyor. Siyah aydınlatma rayları ise, bu yumuşak ve pastel dünyanın içinde, işin gerektirdiği disiplini ve teknolojiyi temsil eden ince birer imza gibi uzanıyor.
WC
Bu WC tasarımı, bir ofis tuvaletinden ziyade, butik bir otelin lobisindeki özel lavabo alanlarını andırıyor. Tasarımcı, ıslak hacimlerdeki "duvarlar fayans olmalıdır" tabusunu yıkarak, tekstil dokulu yüzeyleri banyonun kalbine taşıyor. Bu yumuşak ve mat fon üzerinde, mat siyah totem lavabo ve armatürler, adeta bir müzede sergilenen siyah mermer heykeller gibi duruyor. Kapıdaki beyaz yivli (fluted) detayların banyo girişinde de devam etmesi, mekanın dışarıdaki koridorla olan mimari bağını koparmadan, içeride bambaşka, loş ve sakinleştirici bir atmosfer yaratıyor. Burası, kullanıcısına sadece hijyenik bir alan değil, kısa süreli bir görsel ve dokunsal mola vadediyor.

Dizayn
Bekleme Alanı
Duvarlarda kullanılan o zarif balıksırtı (herringbone) desenli tekstil dokusu, sadece duvarda kalmayıp tavandaki kiriş/kütle (bulkhead) sistemini de sarıyor. Bu detay, mekanı standart bir ofis bekleme alanından çıkarıp, kullanıcıyı sarmalayan yumuşak bir "koza"ya dönüştürüyor.
Ofis
Kullanıcıyı dört bir yandan saran tekstil dokulu yüzeyler, mekana bir "kütüphane sessizliği" ve ağırlığı kazandırırken, zemindeki ahşap ve taş diyaloğu modern bir dinamizm katıyor. Burası, sıradan bir çalışma salonundan ziyade, malzemelerin dokunsal kalitesiyle zenginleşen, sınırların duvarlarla değil, dokularla çizildiği sofistike bir stüdyo atmosferine sahip.

Düzen
Koridor
Ofis koridoru, ziyaretçisini görsel bir karmaşadan uzaklaştırıp dokunsal (haptic) bir deneyimin içine çekiyor. Duvarları ve tavanı kesintisiz bir cilt gibi saran balıksırtı dokulu kaplama, mekânın akustiğini yumuşatırken, yürüyüş deneyimine dingin bir fon oluşturuyor. Tasarımcı, zemindeki Chevron ahşap parkeyi koridorun merkezine yerleştirerek, adeta mimari bir "podyum" kurgulamış; bu sıcak ahşap yol, kullanıcının adımlarını mekânın derinliklerine doğru nazikçe yönlendiriyor.
Mutfak
Ofisin mutfağı, kurumsal soğukluktan tamamen arındırılmış, modern bir evin mutfağını aratmayan sofistike bir tasarım diline sahip. Mekânın dingin "greige" paleti, göz hizasına yerleştirilen koyu ceviz ahşap kapaklarla kırılarak, tasarıma asil ve sıcak bir karakter kazandırılmış. Sağdaki kolonu saran balıksırtı duvar dokusu, mutfağı mimari kabuğun organik bir parçası haline getirirken; tezgaha vuran gizli ışık huzmeleri, kahve molalarını huzurlu bir ritüele dönüştürüyor. Burası, iş stresinin kapıda bırakıldığı, dokuların ve aromaların konuştuğu sessiz bir kaçış noktası.