Mehmet Bey | Cubes No: 251-252 - Anahtar Teslim Ofis İç Tasarım Projesi
Cubes Ankara Plazası No: 251-252

Mehmet Bey | Cubes No: 251-252 - Anahtar Teslim Ofis İç Tasarım Projesi

Ofis Projesi 110 m²

Tasarım - Görsel 1
1 / 9

Tasarım

Ofis

Giriş bölümünde gördüğümüz o kavisli duvarların etkisi, ofis zemininde "Zoning" (Bölgeleme) stratejisi olarak devam ediyor. Geniş gri seramiklerin arasında, kolonların etrafını dolaşan ve sirkülasyon hattını belirleyen daha açık tonlu, kavisli bir yürüme yolu (pathway) oluşturulmuş.

Koridordaki Chevron ahşap parke, cam bölmenin sınırında biterek yerini bu yoğun renkli akustik halıya bırakıyor. Bu renk tercihi, ofise inanılmaz bir enerji ve sıcaklık katarken, çalışma alanını sirkülasyon hattından net bir şekilde ayırıyor.

Duvarların yerini cam bölmelerin, soğuk seramiklerin yerini sıcak ahşabın aldığı ışığın ve bakışın kesintisiz aktığı "akışkan" bir ofis deneyimi kurgulanmış.

Cam bölmeler sayesinde asistan, hem koridora hem de makama hakim. Ancak antrasit profiller, bu şeffaflığa kurumsal bir çerçeve çizerek sınırları belirliyor. Koridordan içeriye kesintisiz devam eden tavan düzlemi, mekânın kopuk değil, bütünün bir parçası olduğunu hissettiriyor.

Hem doğal ışıktan (cephe) hem de tavandaki siyah ray spotlardan gelen yapay ışık, zemindeki ahşap parkenin sıcaklığını ortaya çıkarıyor. Tavan dilinde de duvardaki taş tekstil dokusunun veya benzer tonun devam ettirilmesi, kütlesel bir bütünlük sağlıyor.

Koridor boyunca uzanan düz hatlar, bekleme veya karşılama alanlarına gelindiğinde kavisli nişlere dönüşüyor. Bu, mekânın fonksiyon değiştirdiğini (geçiş alanından bekleme alanına geçildiğini) mimari olarak kodluyor.

Tavandaki siyah sıva üstü/gömme manyetik raylar, rastgele değil, gelecekteki masa düzenlemesine (layout) referans verecek şekilde "L" ve "U" formlarında yerleştirilmiş.

Keskin hatlı rayların, bazı noktalarda tavan havuzlarıyla ve kavisli (radius) dönüşlerle yumuşatılması, projenin imza niteliğindeki "soft-modern" dilini sürdürüyor. İçerideki sıcak tekstil dokusu ile dışarıdaki soğuk cam/metal cephe arasındaki kontrast, modern ofis mimarisinin en sevdiği dengeyi kuruyor.

Giriş & Koridor

Zeminde tercih edilen geniş ebatlı, beyazlı-gri damarlı mermer görünümlü seramikler, duvarlardaki yoğun dokuyu dengeleyen pürüzsüz bir fon oluşturuyor. Zemin, ışığı yansıtarak mekânı olduğundan daha geniş ve ferah gösteriyor.

Giriş alanında bizi karşılayan ilk şey, alışılagelmiş düz koridorların aksine, yumuşak kavislerle (curve) bükülen duvarlardır. Tasarımcı, duvar yüzeylerinde ham beton / mikro-beton (micro-cement) dokulu gri bir kaplama kullanarak mekana brütalist bir ağırlık katmış.

Kapıların üzerinde kiriş veya duvar parçası (lento) bırakılmadan doğrudan tavana saplanması, tavanı olduğundan daha yüksek, koridoru ise daha heybetli gösteriyor. Açık gri/bej tonlu kapı kanatları ile koyu renkli pervazlar arasındaki kontrast, kapıları duvarda kaybolan birer eleman olmaktan çıkarıp, mimari birer "işaretçi" haline getiriyor.

Bu dokulu yüzeyler, mekâna sadece görsel değil, dokunsal (haptik) bir kalite katıyor. Işık yüzeye vurduğunda oluşan mikro gölgeler, ofise bir ev sıcaklığı ve akustik yumuşaklık kazandırıyor.

Mutfak

Mutfak, ofisin gri beton kabuğunun içine oyulmuş, tek parça bir mobilya bloğu gibi duruyor. Dolap kapaklarında tercih edilen mat vizon/toprak grisi (warm grey) tonu, sol taraftaki kapı ve duvarlarla birebir aynı renkte seçilerek kusursuz bir "Tone-on-Tone" (Ton sür Ton) etkisi yaratılmış.

Burası, alelacele kahve içilip çıkılacak bir yerden çok, günün yorgunluğunun atılacağı veya özel misafirlerin ağırlanacağı bir 'Destination Point' (Varış Noktası). Tasarımcı, mutfağın teknik gerekliliklerini (lavabo, dolaplar) arka plana iterek, ön plana heykelsi bar masasını ve atmosferik aydınlatmayı yerleştirmiş. Koyu ahşap tonları, bronz yansımalar ve kavisli tavan ışıkları birleştiğinde, ofisin kurumsal kimliği yerini sofistike bir akşamüstü davetine bırakıyor.

Beyaz zemin üzerindeki gri damarlar (Calaccatta etkisi), mutfağa lüks bir ferahlık katıyor. Seramik derz aralıklarının olmaması, yüzeyi temiz ve "yekpare" gösteriyor. Kapalı dolap kütlesinin içine açılan bu dikey, aydınlatmalı niş, şık kavanozlar veya dekoratif objeler için bir sahne oluşturuyor. Bu detay, mutfağın "yaşayan" bir yer olduğunu vurguluyor. Siyah mat batarya ve siyah evye, kahve tonlarıyla şık bir uyum içinde.

Beyaz zemin üzerindeki gri damarlar (Calaccatta etkisi), mutfağa lüks bir ferahlık katıyor. Seramik derz aralıklarının olmaması, yüzeyi temiz ve "yekpare" gösteriyor.

WC

Tasarımın odak noktası, zeminden bir sütun gibi yükselen silindirik totem lavabodur. Duvarlarla birebir aynı gri tonda seçilen bu ünite, bir mobilya parçası gibi değil, zeminin bir uzantısı gibi duruyor. Bu mat ve gri dünyanın içindeki tek parlaklık, duvara monte edilen paslanmaz çelik/krom sabunluk ünitesi ve minimalist bataryadan geliyor. Metalin soğuk parıltısı, betonun matlığıyla endüstriyel bir şıklık içinde kontrast oluşturuyor.

Bu WC tasarımı, ofisin 'kurumsal' kimliğini kapıda bırakıp, içeriye giren kişiye butik bir otel sıcaklığı sunuyor. Terracotta renginin cesur kullanımı, mekanı sıradan beyaz fayanslı tuvaletlerden tamamen ayırarak akılda kalıcı bir imza atıyor. Taş dokulu 'lüks' katmanının pırıltısıyla değil, malzemenin kalitesi ve renklerin uyumuyla tanımlanıyor. Tezgahın üzerine yerleştirilen beyaz, dairesel çanak lavabo; projenin genelindeki 'yumuşak hatlar' ile uyumlu bir form dili sunuyor. Duvarın alt yarısında, ofisin açık alanında gördüğümüz o karakteristik kiremit/kızıl toprak (terracotta) rengi paneller kullanılmış. Bu sıcak renk, mahrem alanda bile kullanıcıyı sararken mekana topraksı bir ağırlık katıyor.

Tasarımın odak noktasında, duvardan duvara uzanan kalın monolitik tezgah bloğu yer alıyor. Bu ağır ve brütalist kütlenin üzerindeki narin beyaz çanak lavabo ve duvardaki zarif bataryalar, formlar arasındaki dengeyi kuruyor. Mekânın sanatsal yönü ise, köşenin üzerine yerleştirilen ve duvarla aynı tonlarda (tone-on-tone) seçilen rölyef dokulu tablo ile güçlendirilmiş. Loş aydınlatma ve vazodaki kuru bitiklerle tamamlanan bu kompozisyon, 'Akışkan Lüks' konseptinin en mahrem alanda bile detaycılıktan ödün vermediğini kanıtlıyor.

Küçük metrekareli ıslak hacimlerde tasarımın gücü, cesur renk ve form tercihlerinde saklıdır. Bu WC tasarımı, standart beyaz vitrifiye ezberini bozarak, mat siyahın ve antrasit gri tonlarının mekâna kattığı derinlik ve heykelsi duruş üzerine kurgulanmış. Yerden tek parça yükselen silindirik (totem) lavabo, sadece bir temizlenme aracı değil, mekânın ortasında duran siyah bir heykel gibi. Bu form, mekânın köşeli yapısını yumuşatırken, siyahın ağırlığını zarif bir silüetle sunuyor. Duvarla bütünleşen antrasit arka plan üzerinde mat siyah asma klozet, mekâna fütüristik ve üst segment bir hava katıyor. Siyah basma butonuyla (flush plate) tamamlanan bu görünüm, "tavizsiz" bir tasarım diline işaret ediyor.

Mimari tasarımda küçük hacimler, genellikle en cesur kararların alındığı yerlerdir. Bu WC tasarımında "Black & White" (Siyah-Beyaz) kontrastının gücü kullanılarak, mekanın olduğundan daha derin ve sofistike algılanması sağlanmış. Duvarlardaki koyu tonlar, beyaz vitrifiyeleri birer sanat eseri gibi öne çıkarıyor. Beyaz lake banyo dolabı, keskin köşeler yerine yuvarlatılmış (soft/fillet) kenarlara sahip. Bu yumuşak form, koyu arka planın sertliğini kırıyor ve mekana modern bir "kadınsı" dokunuş (feminine touch) katıyor. Tezgah üstü (vessel) lavabo tercihi, buranın standart bir ofis tuvaleti değil, butik bir otel banyosu olduğu algısını güçlendiriyor.

Giriş & Karşılama

Bu ofis projesi, mimarideki 'sertlik' algısına bir başkaldırı niteliğinde. Koridorlar, sadece bir yerden bir yere gitmek için değil, mekanın akışını hissetmek için tasarlanmış. Tavandaki ışık bantları, bir nehrin yatağında akması gibi kavisli hatlarla ilerlerken, cam bölmelerin yuvarlatılmış köşeleri bu akışa nazikçe eşlik ediyor. Keskin köşelerin yokluğu, kullanıcıda psikolojik bir rahatlama ve güven hissi yaratıyor.

Koridor & Açık Ofis

Malzeme paletindeki 'Earth Tones' (toprak tonları) hakimiyeti, bronz metal detaylar ve koyu kahve kapıların dikey ritmiyle lüks bir dengeye oturtulmuş. Ancak asıl vurucu nokta, camın arkasından göz kırpan o cesur 'Terracotta' zemin. Bu renk tercihi, ofisin kurumsal ciddiyetine tutkulu ve sıcak bir imza atarak, buranın sıradan bir iş yeri olmadığını fısıldıyor.

Makam Odası

Dışarıdaki karma-hızın enerjisini kapıda durdurarak içeriye 'Zen' benzeri bir sükunet davet etmiş. Ancak bronz profiller ve tavandaki iddialı ışık çizgileri bu sakinliğin içine lüks ve otoriter bir doz enjekte etmeyi unutmuyor. Burası, kararların gürültüyle değil, sessiz bir özgüvenle alındığı modern bir kaptan köşkü.

Hem tavan havuzunun içinden süzülen endirekt ışıklar (cove lighting) hem de tavanda gömülü lineer LED hatları, mekana gölgesiz ve homojen bir aydınlık sağlıyor. Bu, uzun çalışma saatleri için göz yormayan bir konfor sunuyor.

Koridor

Açık gri/bej tonlu kapı kanatları ile koyu renkli pervazlar arasındaki kontrast, kapıları duvarda kaybolan birer eleman olmaktan çıkarıp, mimari birer "işaretçi" haline getiriyor.

Karşılama Alanı

Lineer Aks: Tavana gömülü siyah lineer ray spotlar, mekanın ortasındaından geçen bir omurga gibi çalışarak bakışları doğrudan karşıdaki manzaraya (ufuk çizgisine) taşıyor. Simetri: İki yanda yükselen kapılar ve tavandaki ışık hattı, kusursuz bir simetri yaratarak kullanıcıya "düzen ve disiplin" mesajı veriyor.

Dizayn - Görsel 1
1 / 4

Dizayn

Bekleme Alanı

Koridor boyunca uzanan düz hatlar, bekleme veya karşılama alanlarına gelindiğinde kavisli nişlere dönüşüyor. Bu, mekânın fonksiyon değiştirdiğini (geçiş alanından bekleme alanına geçildiğini) mimari olarak kodluyor.

Giriş & Koridor

Modern ofis tasarımında en büyük meydan okuma, mahremiyeti sağlarken mekânın bütünlüğünü korumaktır. Bu yeni projede, duvarların yerini cam bölmelerin, soğuk seramiklerin yerini sıcak ahşabın aldığı; ışığın ve bakışın kesintisiz aktığı "akışkan" bir ofis deneyimi kurgulanmış.

Mekânın en karakteristik özelliği, duvar yüzeylerinde kullanılan kaplama malzemesi. Dümdüz boyalı bir duvarın yaratacağı monotonluk, balıksırtı (chevron) desenli, tekstil dokulu duvar kağıtları ile kırılmış.

Ofis

Ofis alanına girildiğinde mekanın başrolünü iki dev unsur paylaşıyor: Ham beton kolonlar ve sonsuz şehir manzarası. Tasarımcı, taşıyıcı kolonları gizlemek yerine, onları mikro-beton (micro-cement) dokusuyla kaplayarak mekanın heykelsi birer parçası haline getirmiş.

Kapıların üzerinde kiriş veya duvar parçası (lento) bırakılmadan doğrudan tavana saplanması, tavanı olduğundan daha yüksek, koridoru ise daha heybetli gösteriyor. Açık gri/bej tonlu kapı kanatları ile koyu renkli pervazlar arasındaki kontrast, kapıları duvarda kaybolan birer eleman olmaktan çıkarıp, mimari birer "işaretçi" haline getiriyor.

Bazı bölümlerde kullanılan yivli camlar, arkadaki mekânı flulaştırarak bir "tül perde" etkisi yaratıyor. Bu, ışığın geçmesine izin verirken ofis içindeki dağınıklığı veya çalışanı gizleyerek görsel bir mahremiyet (visual privacy) sağlıyor.

Nötr (gri/bej ve beyaz) renk paleti içinde bu koyu kapılar, mekana karakter ve yön duygusu katıyor. Kapı pervazlarının ve kanatlarının dümdüz, detaydan arındırılmış olması, minimalist duruşu güçlendiriyor.

Makam Odası

Bu makam odası, günümüzün 'ulaşılabilir liderlik' anlayışının mimari karşılığı gibi. Cam duvarlar ve sürekli açık duran pivot kapı, şeffaflığı ve ekiple bütünleşmeyi simgelerken; içerideki nötr renk paleti ve yumuşak tavan formları, yöneticinin ihtiyaç duyduğu zihinsel berraklığı sağlıyor.

Koridor & Ofis

Koridorun tam ortasından geçen siyah kanal içi ray spotlar, mekânın omurgasını oluşturuyor. Bu siyah çizgi, zemindeki parkenin sıcaklığına modern ve grafik bir dokunuşla karşılık veriyor.

Düzen - Görsel 1
1 / 3

Düzen

Ofis

Bu gri ve ağır kütleler, yerden tavana kadar yükselen antrasit doğramalı geniş cam cephelerin hafifliğiyle mükemmel bir tezat oluşturuyor. Çalışanlar, duvarlarla çevrili bir ofiste değil, adeta şehrin üzerinde asılı duran brütalist bir güvertede çalışıyor hissi yaşıyor.

Mekânın sonsuz gri döngüsünü kıran en güçlü grafik müdahale tavan tasarımında yapılmış. Beyaz asma tavanın içine gömülen siyah akustik baffle/louver (çıta) sistemleri, koridor boyunca ritmik bir hat çiziyor. Bu siyah ızgaralar, içine entegre edilen lineer aydınlatmalarla birlikte mekâna teknolojik bir hız ve yön duygusu katıyor. Tavanın bu çizgisel dili, aşağıdaki betonun hamlığına "mühendislik" disiplini ekliyor.

Balıksırtı döşemenin ok yönü, koridor boyunca bir nehir gibi akarak kullanıcıyı mekânın derinliklerine doğru yönlendiriyor. Ahşabın doğallığı, cam ve metalin endüstriyel soğukluğunu mükemmel bir şekilde dengeliyor. Koridorun tam ortasından geçen siyah kanal içi ray spotlar, mekânın omurgasını oluşturuyor. Bu siyah çizgi, zemindeki parkenin sıcaklığına modern ve grafik bir dokunuşla karşılık veriyor.

Genelde beyaza boyanıp geçiştirilen kolonlar, burada mekanın "mobilyası" gibi ele alınmış. Bu uygulama, mimari kusurları veya kesintileri yok edip, mekana kesintisiz, akışkan bir "cilt" kazandırmış.

İçerideki zemin seramiğinin parlak dokusu, dışarıdaki gökyüzüne içini yansıtarak mekanın sınırlarını flulaştırarak. Bu, çalışana "kutunun içinde değil, şehrin üzerinde" olduğu hissini veriyor.

Koridor

Bu kare, projenin 'bütünsel tasarım' anlayışının en net kanıtı. Bir ofis projesinde genellikle standart geçiştirilen tuvalet veya servis kapıları, burada ana makam odası kapısıyla yarışacak bir detay seviyesinde ele alınmış. Kapı yüzeyindeki kesintili fluted (çıtalı) doku, ışık-gölge oyunlarıyla mekana derinlik katarken, tavandaki kavisli ışık şeridi 'burada keskin köşelere yer yok' mesajını yineliyor. Zemin, duvar ve tavanın birleşimindeki bu uyum, ofisin her metrekaresinin aynı 'lüks' dili konuştuğunu fısıldıyor.

Mutfak

Ofis projelerinde mutfaklar genellikle ya çok sterildir ya da çok endüstriyel. Ancak MOVE Interior Design, bu projede mutfağı "ev sıcaklığında" bir yaklaşımla ele almış. Mekânın genelindeki "Chevron" dokulu duvarların arasına yerleşen bu mutfak, sıcak kahve tonları ve mermer detaylarıyla adeta bir "tadın atölyesi" havasında. Parlak yüzeylerin yarattığı ucuz ofis algısı, yerini parmak izi bırakmayan, kadifemsi (soft-touch) mat yüzeylere bırakmış. Bu renk, ofisin genelindeki kapılarla birebir örtüşerek mimari bütünlüğü sağlıyor.