Erkin Bey | Cubes 215
Cubes Ankara Plazası No: 215

Erkin Bey | Cubes 215

Ofis Projesi 50m²

Tasarım - Görsel 1
1 / 14

Tasarım

Ofis

Koridordaki chevron ahşap parke, cam bölme sınırında sona ererek yerini yoğun renkli akustik halıya bırakır. Bu güçlü renk tercihi, çalışma alanını sirkülasyon hattından net biçimde ayırırken mekâna enerji ve sıcaklık katar.

Cam bölmeler sayesinde ışık ve bakış kesintisiz şekilde akar. Soğuk seramiklerin yerini sıcak ahşap alırken, mekân bütüncül ve akışkan bir ofis deneyimi sunar.

Giriş bölümünde başlayan kavisli duvar etkisi, ofis zemininde “Zoning” (Bölgeleme) stratejisi olarak devam eder. Geniş gri seramiklerin arasında, kolonların etrafını dolaşan ve sirkülasyon hattını belirleyen daha açık tonlu, kavisli bir yürüme yolu oluşturulmuştur.

Giriş & Koridor

Giriş alanında bizi karşılayan ilk şey, alışılagelmiş düz koridorların aksine, yumuşak kavislerle (curve) bükülen duvarlardır. Duvar yüzeylerinde kullanılan ham beton / mikro-beton (micro-cement) dokulu gri kaplama, mekâna brütalist bir ağırlık kazandırır.

Mutfak

Mutfak, ofisin gri beton kabuğunun içine oyulmuş, tek parça bir mobilya bloğu gibi konumlanır. Dolap kapaklarında tercih edilen mat vizon/toprak grisi (warm grey) tonu, kapı ve duvarlarla birebir aynı renkte seçilerek kusursuz bir “Tone-on-Tone” etkisi yaratır.

Bu mutfak, hızlıca kahve içilip çıkılan bir alan değil; günün yorgunluğunun atıldığı ve misafirlerin ağırlandığı bir “Destination Point” olarak kurgulanmıştır. Heykelsi bar masası ve atmosferik aydınlatma, mekânı sofistike bir buluşma alanına dönüştürür.

WC

Tasarımın odak noktasında, zeminden bir sütun gibi yükselen silindirik totem lavabo yer alır. Duvarlarla aynı gri tonda seçilen bu ünite, bir mobilya parçası gibi değil, zeminin doğal bir uzantısı gibi algılanır. Mat ve gri dünyanın içindeki tek parlaklık, paslanmaz çelik/krom sabunluk ve minimalist bataryadan gelir. Metalin soğuk parıltısı, betonun matlığıyla güçlü bir kontrast oluşturur.

Bu WC tasarımı, ofisin kurumsal kimliğini dışarıda bırakarak kullanıcıya butik otel sıcaklığı sunar. Terracotta renginin cesur kullanımı, mekânı standart beyaz fayans algısından tamamen ayırır. Yumuşak hatlara sahip beyaz çanak lavabo, mekânın akışkan form dilini destekler.

Duvardan duvara uzanan kalın monolitik tezgâh bloğu, tasarımın güçlü odak noktasıdır. Bu ağır kütlenin üzerindeki narin beyaz lavabo ve zarif bataryalar, formlar arasında dengeli bir kontrast yaratır. Rölyef dokulu tablo ve loş aydınlatma, mekânın sanatsal yönünü güçlendirir.

Küçük metrekareli bu ıslak hacimde cesur renk ve form tercihleri ön plana çıkar. Yerden tek parça yükselen silindirik siyah lavabo, mekânın merkezinde heykelsi bir duruş sergiler. Antrasit arka plan ve mat siyah vitrifiye, fütüristik ve üst segment bir kimlik oluşturur.

Giriş & Karşılama

Bu ofis projesi, mimarideki “sertlik” algısına karşı bir duruş sergiler. Koridorlar yalnızca bir geçiş alanı değil, mekânsal akışın hissedildiği alanlar olarak tasarlanmıştır. Tavandaki ışık bantları kavisli hatlarla ilerlerken, cam bölmelerin yuvarlatılmış köşeleri bu akışı destekler. Keskin köşelerin yokluğu, kullanıcıda psikolojik bir rahatlama ve güven hissi yaratır.

Koridor & Açık Ofis

Malzeme paletinde hakim olan “Earth Tones” (toprak tonları), bronz metal detaylar ve koyu kahve kapıların dikey ritmiyle dengelenmiştir. Camın arkasından görünen cesur terracotta zemin ise ofisin kurumsal ciddiyetine sıcak ve tutkulu bir imza atar.

Makam Odası

Kapının ardında dış mekânın hız ve karmaşası durur, içeriye zen benzeri bir sükûnet davet edilir. Bronz profiller ve tavandaki iddialı ışık çizgileri, bu sakinliğin içine lüks ve otoriter bir karakter ekler. Mekân, sessiz bir özgüvenle karar alınan modern bir kaptan köşkü hissi verir.

Tavan havuzundan süzülen endirekt aydınlatmalar ve tavana gömülü lineer LED hatları, gölgesiz ve homojen bir ışık sağlar. Bu aydınlatma dili, uzun çalışma saatlerinde göz yormayan bir konfor sunar.

Giriş & Koridor 

Kapıların üzerinde lento kullanılmadan doğrudan tavana bağlanması, tavanı daha yüksek, koridoru ise daha heybetli gösterir. Açık gri/bej kapı kanatları ile koyu renk pervazlar arasındaki kontrast, kapıları mimari birer işaretçi haline getirir.

Dizany

Dizany

Koridor & Ofis

Koridorun tam ortasından geçen siyah kanal içi ray spotlar (Görsel 01), mekânın omurgasını oluşturuyor. Bu siyah çizgi, zemindeki parkenin sıcaklığına modern ve grafik bir dokunuşla karşılık veriyor.

Ofis

Ofis alanına girildiğinde mekânın başrolünü iki dev unsur paylaşıyor: ham beton kolonlar ve sonsuz şehir manzarası. Tasarımcı, taşıyıcı kolonları gizlemek yerine mikro-beton (micro-cement) dokusuyla kaplayarak onları mekânın heykelsi birer parçası haline getirmiştir.

Kapıların üzerinde kiriş veya duvar parçası (lento) bırakılmadan doğrudan tavana bağlanması, tavanı daha yüksek, koridoru ise daha heybetli gösterir. Açık gri/bej tonlu kapı kanatları ile koyu renkli pervazlar arasındaki kontrast, kapıları duvarda kaybolan elemanlar olmaktan çıkararak mimari birer “işaretçi” haline getirir.

Bazı bölümlerde kullanılan yivli camlar, arkadaki mekânı flulaştırarak bir “tül perde” etkisi yaratır. Bu sayede ışık geçişi korunurken, ofis içindeki dağınıklık veya çalışanlar gizlenerek görsel mahremiyet (visual privacy) sağlanır.

Makam Odası

Bu makam odası, günümüzün “ulaşılabilir liderlik” anlayışının mimari bir karşılığı gibidir. Cam duvarlar ve sürekli açık duran pivot kapı, şeffaflığı ve ekiple bütünleşmeyi simgelerken; içeride kullanılan nötr renk paleti ve yumuşak tavan formları yöneticinin ihtiyaç duyduğu zihinsel berraklığı sağlar.

Giriş & Koridor

Modern ofis tasarımında en büyük meydan okuma, mahremiyeti sağlarken mekânsal bütünlüğü korumaktır. Bu projede, duvarların yerini cam bölmelerin, soğuk seramiklerin yerini sıcak ahşabın aldığı; ışığın ve bakışın kesintisiz aktığı “akışkan” bir ofis deneyimi kurgulanmıştır.

Düzen

Düzen

Ofis

Bu gri ve ağır kütleler, yerden tavana kadar yükselen antrasit doğramalı geniş cam cephelerin hafifliğiyle güçlü bir tezat oluşturur. Çalışanlar, duvarlarla çevrili bir ofiste değil; adeta şehrin üzerinde asılı duran brütalist bir güvertede çalışıyor hissi yaşar.

Mekânın sonsuz gri döngüsünü kıran en güçlü grafik müdahale, tavan tasarımında kendini gösterir. Beyaz asma tavanın içine gömülen siyah akustik baffle/louver (çıta) sistemleri, koridor boyunca ritmik bir hat oluşturur. Entegre lineer aydınlatmalarla birlikte bu siyah ızgaralar, mekâna teknolojik bir hız ve yön duygusu katar. Tavanın çizgisel dili, aşağıdaki betonun hamlığına güçlü bir “mühendislik” disiplini ekler.

Balıksırtı döşemenin yönü, koridor boyunca bir nehir gibi akarak kullanıcıyı mekânın derinliklerine doğru yönlendirir. Ahşabın doğal sıcaklığı, cam ve metalin endüstriyel soğukluğunu dengeler. Koridorun tam ortasından geçen siyah kanal içi ray spotlar, mekânın omurgasını oluşturur ve zemindeki parkenin sıcaklığına modern, grafik bir karşılık verir.

Koridor

Bu alan, projenin “bütünsel tasarım” anlayışının en net kanıtıdır. Genellikle ikinci planda bırakılan tuvalet veya servis kapıları, burada ana makam odası kapısıyla yarışacak bir detay seviyesinde ele alınmıştır. Kapı yüzeyindeki kesintili fluted (çıtalı) doku, ışık ve gölge oyunlarıyla mekâna derinlik katarken; tavandaki kavisli ışık şeridi, keskin köşelerden bilinçli bir kaçınmayı vurgular. Zemin, duvar ve tavan arasındaki bu uyum, ofisin her metrekaresinin aynı lüks dili konuştuğunu hissettirir.

Mutfak

Ofis projelerinde mutfaklar çoğu zaman ya fazla steril ya da aşırı endüstriyeldir. MOVE Interior Design, bu projede mutfağı “ev sıcaklığında” bir yaklaşımla ele alır. Chevron dokulu duvarların arasına yerleşen mutfak, sıcak kahve tonları ve mermer detaylarıyla adeta bir “tadın atölyesi” hissi uyandırır. Parlak yüzeylerin yarattığı sıradan ofis algısı, yerini parmak izi bırakmayan kadifemsi (soft-touch) mat yüzeylere bırakır. Bu renk seçimi, ofisin genelindeki kapılarla birebir örtüşerek mimari bütünlüğü güçlendirir.