Ekin Hanım | Maidan - Anahtar Teslim Ofis İç Tasarım Projesi
Ofis Projesi 125 m²

Tasarım
Bekleme Alanı
Koridora açılan veya bölücü olarak kullanılan kapılarda, fitilli/buzlu cam (fluted glass) ve siyah çerçeve kullanılarak ışık geçirgenliği korunurken mahremiyet sağlanmış.
Giriş & Bekleme
İçeri girdiğinizde sizi karşılayan ilk şey, duvarların yumuşakça kıvrılarak sizi içeri davet etmesi. Sert köşeler yok; ahşap paneller bir nehir gibi akıyor. Bej rengi taş duvarın üzerindeki ışıklı “Logo”, doğal dokuların içinde modern bir imza gibi parlıyor. Taba rengi deri koltuklar, bu sakin renk paletine (toprak tonları) sofistike bir ağırlık katıyor. Burası, stresin kapıda bırakıldığı, “Zen” etkili bir karşılama alanı.
Ahşap kaplamalar tek düze değil; bazı bölümlerde düz, bazı bölümlerde ise kare/geometrik rölyefli (dokulu) paneller kullanılarak yüzey zenginleştirilmiş.
Genel WC
Kapıdan içeri girdiğinizde, steril seramikler yerine sizi sıcak dokular karşılıyor. Duvarın üst yarısını kaplayan hasır görünümlü tekstil duvar kağıdı, mekana inanılmaz bir yumuşaklık katmış. Aynanın iki yanındaki ahşap panjurlar, sanki tropikal bir tatil beldesindeymişsiniz hissi uyandırıyor. Mat bej rengi vitrifiye ve yekpare taş lavabo, bu doğal kompozisyonu sessizce tamamlıyor. Burası, alelade bir tuvalet değil, dinginleşme odası.
Duvarın alt yarısı (bel hizasına kadar), neme ve darbelere dayanıklı dikey damarlı açık meşe panellerle kaplanmış.
Üst yarıda ise hasır örgü (woven/hessian) görünümlü, dokulu bir duvar kağıdı kullanılarak akustik ve görsel sıcaklık sağlanmış.
Sağlık mekanlarının tasarımında geleneksel “beyaz ve soğuk” algısı, yerini insan psikolojisini merkeze alan, iyileştirici (healing architecture) bir yaklaşıma bırakıyor.
Bu ortopedi kliniği projesinin bekleme alanı, hastayı kapıdan girdiği andan itibaren sarmalayan, güven ve huzur telkin eden rafine bir atmosfer sunuyor.
Makam WC
Kapıyı açtığınızda karşınıza çıkan manzara, dar bir koridorun sonundaki sanat eseri gibi. Yekpare krem rengi taş blok, yerden yükselerek lavaboya dönüşüyor. Karşısındaki üç parçalı ayna sistemi, bu dar alanı görsel olarak genişletirken; yan taraftaki fitilli cam ve ahşap paneller, projenin “Doğal Doku” temasını fısıldamaya devam ediyor. Burası, sadece bir ihtiyaç alanı değil; malzeme kalitesinin konuştuğu sessiz bir lüks noktası.
Lavabo, mobilya üzerine oturtulmuş bir çanak değil; zeminden yekpare olarak yükselen açık bej doğal taş (traverten veya limestone) bir blok olarak tasarlanmış. Bu seçim, mekana heykelsi bir ağırlık katıyor.
Lavabonun arkasında düz bir ayna yerine; biri merkezde, ikisi yanlarda açılı duran üç parçalı, tavana kadar yükselen bir ayna sistemi var. Bu açılanma, sonsuz yansıma etkisi (infinity effect) yaratarak mekanı olduğundan çok daha geniş ve derin gösteriyor.
Duvarlardaki ahşap ve taş birleşimi, klozet arkasında da devam ediyor. Mat bej rengindeki klozet, duvardaki taşın doğal tonuyla öyle bir bütünleşmiş ki, mekanda göze batan beyaz bir seramik parlaması yok. Her şey “Grej” (Gri-Bej) huzurunda erimiş.
Kapı kanadı ahşap değil; boydan boya fitilli cam olarak tasarlanmış. Bu seçim, küçük metrekareli bu odayı daha ferah hissettiriyor ve dışarıdaki koridora ışık paslaşması sağlıyor.
Makam Dinlenme Odası
Duvarları boydan boya saran ahşap paneller, odayı bir koza gibi sarıyor. İçerisi loş, sessiz ve sakin. Krem rengi kanepeye uzanıp tavandaki spotlara baktığınızda, ofiste olduğunuzu unutuyorsunuz. Burası, yoğun bir toplantı maratonunun ardından basılan “Pause” tuşu.
Makam Odası
İletişimi kolaylaştıran beyaz mermer tablalı ve silindirik kaideli yuvarlak masa, bu alanın merkezini belirliyor. Camın bittiği yerde başlayan kapı, antrasit gri, yatay panjur (louvered) detaylı olarak tasarlanmış. Bu detay, mekanın havadar ve tropikal lüks hissini destekliyor.
Rafların kenarları jilet kadar ince (slim profile) detaylandırılmış. Arka panellerde kullanılan koyu renk, öne konulan objelerin (kitaplar, vazolar) parlamasını sağlıyor.
Odanın bir duvarı tamamen hobi ve keyif için ayrılmış. Koyu ahşap, kavisli ve heykelsi bir konsol üzerinde duran pikap (record player), odanın sahibinin rafine zevklerine işaret ediyor.
Tavana gömülen siyah manyetik raylar ve lineer kanallar, sadece aydınlatma taşımıyor; odanın içindeki sirkülasyon yollarını (yürüme akslarını) tavanda takip eden bir harita gibi çalışıyor.
Bu siyah çizgiler ve tavan havuzları, duvarlardaki kavisli formlarla uyum sağlayarak köşeli değil, yumuşak dönüşlerle sonlanıyor. Bu, mekanın “akışkan” (fluid) hissini güçlendiriyor.
Rafların kenarları jilet kadar ince (slim profile) detaylandırılmış. Arka panellerde kullanılan koyu renk, öne konulan objelerin (kitaplar, vazolar) parlamasını sağlıyor.
Odanın bir duvarı tamamen hobi ve keyif için ayrılmış. Koyu ahşap, kavisli ve heykelsi bir konsol üzerinde duran pikap (record player), odanın sahibinin rafine zevklerine işaret ediyor.
Tavana gömülen siyah manyetik raylar ve lineer kanallar, sadece aydınlatma taşımıyor; odanın içindeki sirkülasyon yollarını (yürüme akslarını) tavanda taklit eden bir harita gibi çalışıyor.
Bu siyah çizgiler ve tavan havuzları, duvarlardaki kavisli formlarla uyum sağlayarak köşeli değil, yumuşak dönüşlerle sonlanıyor. Bu, mekanın “akışkan” (fluid) hissini güçlendiriyor.
Giriş koridorunda gördüğümüz fitilli/buzlu cam (reeded glass) ve siyah çerçeve detayı, burada devasa bir kavis çizerek odayı sarıyor. Bu, odayı koridordan ayırırken ışığın içeride dans etmesine izin veriyor.
Tavan düz bir plaka değil; siyah manyetik rayların ve ışık bantlarının oluşturduğu geometrik ve kavisli hatlarla hareketlendirilmiş.
Odanın ortasında, taba/karamel rengi nubuk (veya kadife), kapitone dikişli (tufted) iki büyük kanepe yer alıyor. Bu cesur renk seçimi, mekana sıcaklık ve karakter katıyor.
“Bu odaya girdiğinizde, otoritenin ‘bağıran’ değil, ‘fısıldayan’ gücüyle karşılaşıyorsunuz. Duvarlar köşeli değil, tıpkı girişteki gibi kıvrılarak akıyor. Ancak buradaki sürpriz, odanın köşesinde saklı: Bir pikap ve plak koleksiyonu.”
Mutfak
Alt ve üst dolaplarda, tezgah arasında (backsplash) ve yan panellerde aynı dikey damarlı açık meşe kaplama kullanılarak kusursuz bir bütünlük sağlanmış.
Koridor
Altındaki dresuar ünitesi, duvarın kare dokusuna tezat olarak dikey fitilli (ribbed) ahşap kapaklarla tasarlanmış. Yatay ve dikey çizgilerin bu savaşı, mekanı durağanlıktan kurtarıyor.
Bu arid duvarın üzerine asılan tablo, klasik bir yağlı boya değil; ham keten/çuval kumaşı (hessian fabric) dokusunda, çerçeveli bir tekstil sanatı. Bu, projenin “Doğal ve Kusurlu Güzellik” (Wabi-Sabi) felsefesini destekliyor.

Düzen
Mutfak
Yemek masasının bulunduğu duvar, Genel WC’de gördüğümüz hasır/tekstil dokulu duvar kağıdı ile kaplanarak mutfak alanından görsel olarak ayrıştırılmış. Masada kullanılan taba deri sırtlı ve oturumlu, ahşap iskeletli sandalyeler, mekana “Safari / Mid-Century” tarzı sofistike bir hava katıyor.
Koridor
Ahşap panellerin üzerine entegre edilen siyah, minimalist WC yönlendirmeleri ve aplikler, tasarımın ne kadar detaycı olduğunu gösteriyor.
Makam Odası
Yönetici, sadece imza atan biri değil; müziği, sanatı ve “Slow Living” (Yavaş Yaşam)ı bilen bir vizyoner. Karamel rengi kanepeler ve tavandaki geometrik ışık oyunları, burayı iş toplantılarından çok dost meclislerinin kurulacağı bir “Lounge”a dönüştürüyor.
Masanın tam üzerinde asılı duran pirinç/gold silindirik parçalardan oluşan halka avize, masanın dairesel formunu tavana izdüşüm olarak yansıtıyor.
Makam Dinlenme Odası
Odada iki farklı oturma deneyimi sunulmuş:
Biri, kısa dinlenmeler için krem rengi kumaşlı, yumuşak hatlı modern kanepe; diğeri ise kitap okumak veya düşünmek için taba deri kaplı, ahşap iskeletli berjer.

Dizayn
Bekleme Alanı
Deri koltukların yaşanmışlık hissi veren dokusu, yanındaki taş sehpanın hamlığıyla buluşuyor. Tavandan süzülen incecik siyah sarkıtlar, sanki donmuş yağmur damlaları gibi masanın üzerine iniyor. Arka plandaki taş duvar, arkasından sızan ışıkla duvardan kopup havada asılı kalmış gibi. Burası, bir ofis lobisinden çok, sofistike bir sanat koleksiyonunun okuma köşesini andırıyor.
Koridor
Ahşap paneller, kare kare oyularak (grid pattern) işlenmiş. Bu detay, duvara müthiş bir gölge-derinlik katıyor ve ışık değiştikçe duvarın karakterini değiştiriyor.
Duvar köşeleri 90 derece keskin değil, geniş çaplı kavislerle (radius) döndürülerek mekana yumuşaklık ve akışkanlık kazandırılmış.
Ahşap kaplamalar tek düze değil; bazı bölümlerde düz, bazı bölümlerde ise kare/geometrik rölyefli (dokulu) paneller kullanılarak yüzey zenginleştirilmiş.
Özel Kalem Odası
Bu odaya giren ziyaretçi, henüz yöneticiyle karşılaşmadan kaliteyi hissediyor. Duvarlardaki açık renk ahşap panellerin yumuşaklığı, odanın merkezindeki simsiyah masanın ciddiyetiyle dengelenmiş. Tavanda asılı duran ince ışık çizgisi, masanın üzerindeki düzeni vurguluyor. Burası, randevuların ayarlandığı, krizlerin yönetildiği ve “Kaptan Köşkü’ne girmeden önceki son durak. Tasarım, “Burada işler ciddiyetle yürür” mesajını veriyor.
Makam Odası
Odanın bu köşesi, “Eşitlik” ve “Akış” üzerine kurulu. Yuvarlak mermer masa, fikirlerin hiyerarşi olmadan dönüp dolaşmasını sağlarken; devasa ahşap sütun, mekana sırtını yaslayabileceğiniz bir güven hissi veriyor. Kavisli camların arkasından süzülen ışık ve tavandaki altın halka, burayı sadece bir ofis köşesi değil, özel bir kulüp odası (private club) atmosferine sokuyor.
Kolon, ham beton olarak bırakılmak yerine; duvar panelleriyle aynı doğal ahşap kaplama ile sarılmış. Ancak buradaki ustalık, kolonun köşesiz ve tam silindirik bir forma dönüştürülmesinde yatıyor. Bu sayede taşıyıcı bir unsur, mekandaki akışı yönlendiren heykelsi bir “Pivot Noktası”na dönüşmüş.
Kullanılan cam düz değil; dikey oluklu (fitilli/reeded) bir yapıya sahip. Bu doku, koridordan gelen ışığı yumuşatıp kırarak (diffuse ederek) içeriye gizemli bir parlaklık veriyor. Ayrıca içeridekini “siluet” olarak gösterip mahremiyet sağlıyor.

Ritim
Koridor
Kapı gövdeleri, boydan boya yatay ahşap panjurlardan (louvered doors) oluşuyor. Bu detay, mekana bir "Resort Otel" veya "Spa" havası katarken, muhtemelen içerideki hava sirkülasyonuna da (havalandırma) katkı sağlıyor.
Kapı yanlarındaki tuvalet işaretleri (kadın/erkek ikonları), ahşap panele lazer kesim veya siyah metal plaka olarak son derece zarif işlenmiş.
Her kapının yanına yerleştirilen ince, siyah çubuk aplikler, panjurun yatay çizgilerini dikey bir ışıkla keserek ritim oluşturuyor.